default-logo
Seyahat Tarihi: AÇIK TARİHLİ TURLAR
Yer: İRAN TURU

REM BAGI RAZ- RAN

İran Turu – Pers Medeniyetine bir yolculuk

1. GÜN (Ankara- Tahran – Şiraz]

Ankara Esenboğa havalimanında saat 09:00 da buluşarak Mahan Air geniş gövde ikramlı uçaklarıyla direk Tahrana uçuyoruz 11:00-15:30 buradaki karşılama sonrası iç hat uçuşu ile İranın en güzel şehirlerinden Şiraz’a geçiyoruz. Açık büfe akşam yemeğimiz ardından acemin meşhur şairlerinden  hafızı şirazi ve sadiyi  şirazinin kabirlerini gezdikten sonra 5 yıldızlı otelimize geçiyoruz.

2.GÜN (ŞİRAZ)

Sabah kahvaltı ardından; kuran kapısı, şahçerahı ziyaret, vekil camisi, vekil hamamı, irem bağları, nasır-el mülk camisi ve gavam evi ni gezerek şiraz gezilerimizi tamamlayıp öğleden sonra persopolis ve nakşi rüstemi görmek üzere yola çıkıyoruz pers imparatorluğundan kalma medeniyetin izlerini burda gördükten sonra isfehanda akşam yemeği sonrasında Siesopol(33 kemerli) köprüyü görüyor ve  5 yıldızlı Abbasi otelinede istirahat ediyoruz.

F60F3992-DB52-44B6-A952-181413F9B91A

Şiraz, Fars eyaletinin başkentidir. Fars eyaleti, bugünkü İran devletine, halka ve konuşulan dile ismini vermesiyle övünür, bunda da haklıdır. Şiraz, aynı zamanda bir tarihi eserler, şairler, filozoflar, savaşçılar, krallar, orkideler ve portakallar, güller şehridir. Bunun kanıtı, şehirden havaalanına giden yolun iki yanında 8 km boyunca göreceğiniz gül bahçeleridir.

Hafız-i Şirazi, Fars dili ve edebiyatının büyük sanatçısıdır. Hafız 1324 – 1391 yılları arasında yaşamıştır. Hafız, hayatı boyunca kısa bir süre dışında Şiraz’dan dışarı çıkmamıştır. Şiirlerinde her zaman Şiraz’ın güzelliklerinden bahsetmiş ve ölümünde Şiraz’a gömülmek istemiştir. Hafız’ın gömüldüğü yer daha sonra türbeye çevrilmiş halk arasında burası “Hafıziye” olarak isimlendirilmiştir.

Sa’di Şirazi, Şiraz’da doğmuş ve Şiraz’da vefat etmiştir.(1209-1291) Ama hayatı gezilerle geçmiş ve bir anlamda Gezginlerin şairi olmuştur. Sa’di, ilk eğitimini Bağdat ta almış daha sonra Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Hindistan’a gitmiştir. Hem şiirde hem de düz yazıda çok başarılı eserler vermesinin nedeni, insan karakteri ve yaşam konularında felsefi düşüncelerini sanatıyla birleştirebilmesindeki ustalıktır. “Bostan” ve “Gülistan” en önemli eserlerinden birisidir.

Şah-e Çerağ (Işıkların şahı) Türbesi, Şiiliğin önemli isimlerinden ve 12 imamdan biri olan İmam Rıza’nın öz kardeşi Seyid Emir Ahmed 835 yılında Şiraz’da düşmanları tarafından öldürülmüş. 14. yüzyılda O’nun anısına mezarının bulunduğu yerde bu türbe yapılmış. Şii’liğin en önemli ziyaret yerlerinden biri olan bu türbe, gerçekten çok güzel dekore edilmiştir.

Kur’an Kapısı, Şiraz’ın girişinde yer alan bu süslü yapı, aslında bin yıl kadar önce yapılmış bir giriş kapısıdır. Zend’li Kerim Han, bu yapının üst katında bir odaya kutsal kitaptan bazı bölümleri koyduktan sonra bu kapıya Kur’an Kapısı denmiş. Şiraz’daki yaygın bir inanca göre seyahate giden bir yolcu bu kapının altından geçerek yola çıkarsa kesinlikle Şiraz’a güvenli bir şekilde geri dönermiş. Bu kapı 1950’lerde yıkılmış ve daha sonra yerel bir tüccarın bağışlarıyla yeniden yapılmış.

Vekil Camii, 1773 yılında Zend’li Kerim Han tarafından yapılmış olan bu cami, kralın ihtişam sergileme hevesinin bir ifadesi olmuştur. İran camilerindeki geleneksel dört eyvan yerine, burada çok güzel düzenlenmiş iki büyük avlu inşa edilmiş. İç avlu, harika çini işlemeli kameriye ve sundurmalarla çevrelenmiş. Caminin mihrab bölümü tamamen mozaik işlenmiş ve her biri tek parça taştan kesilmiş 48 sütunla desteklenmiş bir kubbenin altındadır

Vekil Pazarı, Şiraz’ın en güzel ve belki de İran’ın en egzotik atmosferini sunan pazarı yaptıran Zend’li Kerim Han’ın amacı, Şiraz’ı bölgenin ticaret merkezine dönüştürmektir. Pazarı gezerken, İran’ın öteki pazarları gibi buranın da labirent benzeri yapısı içinde rastgele dolaşın, hangi yöne gittiğinizi düşünmeden yürüyün ve pazarın içinde kaybolun. Belki pazarın çıkış kapılarından biri sizi birdenbire Serai Mushir isimli bir kervansarayın bulunduğu yere çıkartır. Bu kervansaray, iki katlı ve iyi korunmuş haliyle sizi eski dönemlere götürebilir. Kervansarayın içindeki dükkanlardan hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Pazar’ın içindeki bir hamam, Kerim Han’ın özel hamamı olarak yapılmış. Günümüzde geleneksel bir çay evi ve restoran haline dönüştürülmüştür ve klasik İran müziğini içeren canlı müzik bulunuyor.

İrem Bağları; bu büyük bahçe, şehrin batı tarafındadır. Kaçarlar zamanında İlhanlı Muhammed Ghori isimli hükümdarın emriyle yapılmış olan bu bahçedeki bina, dönemin önemli bir mimarı olan Üstad Muhammed Hassan tarafından yapılmış. Daha sonra binanın çevresi yeşillendirilerek bu bahçe oluşturulmuş. Binanın içinde bahçeye tamamen hakim bir salon ve aynalarla süslenmiş odalar var.

Nasır el-Mülk Camii; İran’ın Şiraz kentinde bulunan geleneksel cami, Mirza Hasan Ali Nasır el-Mülk’ün emri ile 1876’da inşa edilmeye başlamıştır. Camiinin dışardan çok hoş bir görüntüsü bulunmakla birlikte içerisi dış görünümünden daha da ilgi çekicidir. Renkli camların içerideki yansıması camiye ayrı bir hava katmaktadır. Siz değerli misafirlerimiz için güzel Fotoğraf çekme imkanı sağlamaktadır.

D91F61E9-0D01-4119-A893-2BA661D84CF1

Persepolis (Pers dilinde: Parsa, Farsça: تخت جمشید/پارسه, Takht-e Jamshid / Taht-ı Cemşid[1]), İran‘ın Fars Eyaleti‘ndeki Şiraz şehrinin 70 km kuzeydoğusundadır.

                  Pers İmparatorluğu‘nun başkenti olan Persepolis, MÖ 6. yüzyıl sonlarına doğru Pers Kralı I. Darius (Dara) tarafından kurulmuştur. Darius’dan sonra tahta çıkan I. Serhas (Xerxes) ve Artakserkses (Ardaşir) şehri büyüterek harika anıtlarla doldurmuşlardır.

4350EEBB-0A40-499D-81E5-EE6100A2269B

Nakş-ı Rüstem (Farsçaنقش رستم Næqš-e Rostæm), İran‘ın Fars eyâletinde bulunan Persepolis‘ten 12 km kuzeybatıda bulunan bir arkeolojik sitedir. Fars mitolojisi kahramanı Rüstem‘i tasvir ettiği düşünülen, anıt mezarların altlarındaki Sasani oymaları sebebiyle Nakş-ı Rüstem “Rüstem’in Resmi” denilmiştir.

Nakş-ı Rüstem’de, Akameniş krallarına ait yedi adet mezar vardır. Üzerindeki yazılar açık şekilde bir tanesinin I. Darius‘a ait olduğunu belirtir. I. Darius‘un yanında, üç tanesinin, I. Xerses, I. Artaxerses ve II. Darius‘a ait olduğuna inanılır. Persepolis‘in arkasında tamamlanmış şekilde bulunan iki mezar da büyük ihtimalle II. Artaxerses‘e ve III. Artaxerses‘e aittir. Bitmemiş bulunan bir tanesi, en uzun iki sene hükümdarlık yapan Arses‘e, ama daha kuvvetli bir ihtimalle Büyük İskender tarafından düşürülen son Akameniş hükümdarı III. Darius‘a aittir.

Nakş-ı Rüstem’de mezarlara ilaveten, mezarların alt kısmında, Sasani krallarına ait olan yedi adet devasa kaya oyması bulunur.

3.GÜN (İSFEHAN)

Sabah kahvaltımızı aldıktan sonra misli cihan olarak adlandırılan isfehan turumuza devam ediyoruz; 40 sütunlu (çehelsutun) saray, haştbeheşt (8 cennet sarayı), nakşi cihan meydanı, ali kapı sarayı, imam camisi, şeyh lütfullah camisi, cuma camisi den sonra beklenen alış veriş durağını meşhur kapalı çarşıda vererek gezimizi yol üzerindeki 33 kemerli köprüyü birde gündüz gözüyle görerek tamamlıyoruz.isfehanın meşhur kapalı çarşısında gün içinde alışveriş için serbest vakit vereceğimiz bu günde el sanatının değişik örneklerinden zevkinize özgü hediyelikleri bulacağınızı düşünüyoruz. Uzun günün ardından akşam yemeğimizi alarak 22:45 uçuşu ile başkent tahrana geçiyoruz.

FF4018AB-8FEE-48CF-A930-23FD29CC3376

İSFEHAN; İran’da İsfahan bölgenin yönetim merkezi olan şehirdir. Aynı zamanda ülkenin üçüncü büyük şehridir.Bu şehir Safevi döneminde başkent idi, bu nedenle söz konusu şehirde çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır.

Allahverdi Köprüsü(siosepol : 33 sütunlu köprü) Yapan mimarın adıyla (Allahverdi Han Köprüsü) da anıldığı olur. 1602 tarihinde yapılmış ve günümüzde şehrin sembolü haline gelmiştir. 300 metre uzunluğunda ve 14 metre genişliğinde olan bu köprü araç trafiğine kapalıdır. Köprünün altında bulunan çayhanelerde gerçek bir şark çayhane ortamının nasıl olduğunu keşfedebilirsiniz!

Kırk Sütun Sarayı, Kırk Sutun bağının yüzölçümü 67.000 m2’nin üzerindedir. Birinci Şah Abbas zamanında yapılmıştır. Kırk Sütun bağının ortasında yer alır. Kırk Sütun’un yirmi sütundan oluşan amfilerinin yansıması kırk sütun mefhumunu anlaşılır kılar. Gerçekte ise Kırk sütun kelimesi çokluk göstergesidir. İmaretin bu şekilde adlandırılmasının sebebi sahip olduğu sütunlardır. Tarihî Heşt Beheşt İmareti, Safevî döneminin son sultanlarının yaşadıkları sarayların örneğidir. Süleyman Şah zamanında yapılmıştır.

İmam Meydanı (Nakş-ı Cihan Meydanı),  Şimdiki meydanın yerinde Nakş-ı Cihan isminde geniş bir bağ ve etrafında çok ünlü tarihî binalar vardır.

Âli-Kapu İmareti, Safevîler döneminde, “Mübarek Nakş-ı Cihan Devlethanesi” ve “Kasr-ı Devlethane” şeklinde isimlendirilen bu saray, Safevîler dönemine ait kendine özgü saray mimarîsi örneğidir. Hicri kameri on birinci yüzyılın başlarında Şah Abbas’ın emriyle yapılmıştır. Her biri özel süslemelere sahip üç kattan oluşur.

İmam Camisi, Eski adı Mescid-i Şah olan bu yapı, İmam Meydanının güney ucunda bulunur. Mescidin içi, dışı her yeri İsfehan’ın sembolü haline gelmiş olan mükemmel mavi çinilerle kaplanmıştır. Geceleri, ışığı yansıtması ile bir başka güzellik sunar. Mescidin içine girdiğinizde mükemmel akustik nedeniyle küçük bir sesin bile ne kadar çok yankı yaptığını duyacaksınız. Bilimsel araştırmalarla burada 49 çeşit yankının oluştuğu bulunmuştur. Bunlardan ancak 12 tanesi insan kulağı ile algılanabiliyor. İmam Mescidi, Şah Abbas tarafından 18 yıllık bir çalışma sonrasında 1629’da tamamlanmıştır.

Şeyh Lütfullah Mescidi, Meydanın doğu köşesinde bulunan bu mescidi I. Şah Abbas, Lübnanlı islam alimi ve kayınpederi Şeyh Lütfullah için yaptırmıştır. İlk yapıldığında mescid olarak değil dini sohbetler, dersler ve kişisel ibadet amacı güdüldüğünden minareleri yoktu. Burada İmam Mescidinden daha güzel fakat daha sade bir estetik yapı görülür.

Cuma Camii, Gerçekte binalar ve sanatsal eserler topluluğu olan bu yapı İran’ın İslâm’dan sonraki bin yıllık tarihini gözler önüne sermektedir.  İran’ın İslâm sonrası padişahlarının, hakimlerinin, vezirlerinin ve hayırsever banularının anılarıdır.

Kapalı Çarşıda özellikle ince İsfehan sanatından örnekler bulabilirsiniz. Bunlar arasında minyatürler, mozaik denilen sedef kakma işleri ve enamel kaplama metal işler dikkati çeker. Bu pazar haftada bir gün erkeklere kapatılıp kadınların rahatça alışveriş etmesi sağlanır. Bu sırada erkek dükkan sahipleri dükkanlarında oturup ortalıkta görünmezler.

4.GÜN (TAHRAN – REY – ANKARA)

Tahranda panoromik şehir turumuz esnasında milad kulesini görüp meşhur azadi meydanında fotoğraf çekiyoruz. Burdan tarihi rey şehrine geçerek büyük selçuklu imparatorluğunun kurucusu tuğrul beyin kabrini ziyaret ediyoruz. Burdan hava yolu üzerindeki iran islam devriminin lideri imam humeyninin devasa kabrinide görerek dönüş yolculuğu için uluslar arası ıka havalimanına trasnfer oluyoruz 02:30 . Pasaport gümrük ve bagaj işlemlerinden sonra 06:30 da uçağımıza geçerek yerel saat ile 09:00’da ankara esenboğa hava limanında gezimiz nihayet buluyor

4311C8E7-27CC-41FE-AC9B-CB0CDA806E96

REY, 1194 yılında Harzemşahlar ile Irak Selçukluları arasında yapılan büyük savaşla ünlenmiştir. Savaştan sonra Harzemşahlar’ın idaresine geçen şehir, sırayla İran ve Osmanlı Devleti arasında el değiştirdi. İran-Irak Savaşı sırasında yerle bir edilen şehir, günümüzde İran İslam Cumhuriyeti sınırları içerisindedir.

Tuğrul Bey; Oğuz-Selçuklu Hanedanı’nın kurucusu Tuğrul Bey 23 Mayıs 1040′ da Gaznelilere karşı kazanılan Dandanekan zaferi ile devletin temelleri sağlamlaştırıldı ve Orta Doğu’ya inme imkânı doğdu; Rey şehrini merkez yaptılar (1043). Bu savaş, tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Tuğrul Bey, halkın ve ordusunun sevdiği ve tam bağlı bulunduğu bir hükümdardı.. Tuğrul Bey, Büyük Selçuklular olarak bilinen, dünyanın en büyük devletlerinden birini kurup, Türk-İslam alemine çok hizmetler etti. Türkistan’dan Anadolu’ya, Irak’ dan Azerbaycan ve Kafkasya’ya kadar olan ülkede huzur ve emniyeti kurdu. Tuğrul Bey, yirmi beş sene gazalarla geçen bir hükümdarlıktan sonra hastalandı. 5 Eylül 1063 senesinde, Rey yakınlarında, yetmiş yaşlarında iken vefat etti. Türbesi oradadır.

İmam Hümeynî Anıt-mezarı; Tahran’ın en kalabalık ziyaret merkezlerinden biri olan İran İslâm İnkılabı Rehberi İmam Hümeynî ’nin kabri çok geniş bir alan üzerine kurulmuştur. Anıt-mezarın etrafında üniversite, otel, ticaret merkezi… kurulması anıt-mezarı kalkındırma projesi içinde yer verilmiştir


1516 Toplam Ziyaret 1 Bugün Ziyaret
Translate »