default-logo

Bosna Hersek

Bosna Tarihi

Avrupa’nın güneydoğusunda kalp şeklindeki bir alan üzerinde yer alan Bosna Hersek, Avrupa’nın bitki örtüsü ve hayvanlar alemi en zengin coğrafyalarından birinde yer almaktadır. Dört mevsimin de doyasıya yaşandığı bu küçük ama insanı büyüleyen ülke, her türlü turizmin cazibe merkezlerinden biri olma özelliğine sahiptir. Uzayıp giden nehirleri, gizemli mezar taşları, tarihi önemi büyük manastırları, Adriyatik Denizi boyunca uzanan plajları, kışın doyasıya yaşandığı dağları, farklı kültürleri barındıran sosyal yaşamı ve tarih kokan eserleri ile baş döndürücü bir ülkenin varlığına şahitlik edeceksiniz. Ülkenin başkenti Saraybosna’nın merkezinde yer alan tarihi pazarı ve Mostar’da bulunan Eski Köprü’yü (Mostar’s Stari Most) mutlaka görmelisiniz. Yüzyıllık geçmişi olan manastırlar, sevimli köyler ve geleneksel çiftçileri görmek için Vlasic Dağı’na çıkabilirsiniz. 1984 kış olimpiyatlarına ev sahipliği yapmış olan Bjelasnica Dağı, ülkenin en önemli kış turizmi merkezlerinden biridir. Ülkenin güneşli Adriyatik sahili ülkeyi yaz turizmi için en cazip bölgelerden biri haline getirir. Adriyatik’teki Neum Plajı, her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapar. Bosna Hersek, turizm açısından en ideal ülkelerden biridir. Akdeniz kıyısındaki diğer şehirler gibi Bosna’da tarih sahnesindeki yerini Roma İmparatorluğu içerisinde almıştır. Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra Bosna’nın yönetimi 1200’lü yıllarda bağımsızlığını elde edene kadar çeşitli kereler el değiştirmiştir. Bağımsızlığını 260 yılı aşkın bir süre koruyan Bosna Krallığı, bu süre boyunca Macarlar ve Sırplara karşı topraklarını savunmak zorunda kalmıştır. Osmanlı Devleti’nin sınırları içinde bulunan Bosna Eyaleti’nin 17’nci Yüzyıldaki bir haritası 1463 yılında Osmanlı idaresi altına geçen Boşnaklar aynı zamanda Müslümanlığı da benimsemiştir. Müslümanlığı benimsemeyen Boşnakların dini vecibelerini yerine getirmesine izin veren Osmanlı idaresi Bosna topraklarında inşâ ettiği yapılar ve camilerle aynı zamanda Boşnakların gelenekleri ile kültürüne de etki etmiştir. 1878 yılına kadar devam edecek olan Osmanlı idaresi altındaki dönemde pek çok Boşnak Osmanlı idaresinde, devlet yönetiminde önemli görevlere getirilmiştir. Zayıflayan Osmanlı İmparatorluğu’nu parçalamaya karar veren müttefiklerin malî sıkıntılar içerisindeki İstanbul’a baskısı sonucu Bosna’daki Osmanlı idaresi savaşılmadan, masa başında son bularak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun kontrolüne geçmiştir. 1918 – 1941 yılları arasındaki dönem Yugoslavya’nın iç karışıklıkları ve savaşla geçmiştir. 1941 – 1945 yılları arasındaki II. Dünya Savaşısırasında Naziler Yugoslavya’yı işgal ederek Slovenya’yı Almanya’ya,Hırvatistan’ı İtalya’ya ve Makedonya’yı Bulgaristan’a bağlayarak özellikle Yahudi ve Çingenelere karşı bir etnik temizlik hareketine girişerek toplama kamplarında binlerce insanı öldürdüler. 1945 – 1990 yılları arasındaki soğuk savaş döneminin 35 yıllı Tito’nın liderligi altında geçti. Bu dönemde Bosna – Hersek’in sınırları 1918 öncesi döndü ve Boşnaklar kültürel kimliklerine yeniden kavuştular. Batı’nın desteği ile Yugoslavya’da savaşın izleri çabuk silindi. Batılı ülkeler Yugoslavya’yı sadece ekonomik değil aynı zamanda askeri ve siyasi alanda da destekledi. 1970’li yıllarda Sovyet müdahalesi riski ile karşılaşıldığında Amerika Birleşik Devletleri Yugoslavya’yı savunmak için nükleer güce başvurabileceğini açıkladı.Soğuk Savaş’ın son bulması ve sona eren komünist rejimle birlikte parçalanan Sovyetler Birliği’nden Yugoslavya da etkilendi. 1986 – 1992 yılları arasında yaşanan kanlı iç savaşların sonrasında Yugoslavya parçalandı. Aşırı milliyetçi Slobodan Miloşeviç ve onun desteklediği militanlarca Büyük Sırbistan’ı kurma hayalleri ile sistematik bir katliam gerçekleştirildi. Bu dönemde 100.000’in üzerinde Boşnak yaşamını kaybetti. Sırpların başta Saraybosna olmak üzere kuşatma altında tuttuğu şehirleri bombalamasına, sniper ateşi ile masum sivilleri öldürmesine, başta aydınlar olmak üzere seçilmiş kişilerin toplama kamplarında öldürülmesi ile gerçekleştirilen etnik temizlik hareketine batılı ülkeler; uzun süre gereken tepkiyi göstermeyerek soykırıma seyirci kaldı. Şubat 1992’de bağımsızlığını ilan eden Bosna – Hersek 7 Nisan 1992’de ABD ve diğer batılı ülkelerce tanındı ve 22 Mayıs 1992’de Birleşmiş Milletler’e yaptığı üyelik başvurusu kabul edildi. Bosna’daki savaş 1992 yılının ilkbaharında başladı. Bosna’nın kuzeyini hedef alan saldırıların amacı bu bölgelerden Boşnak ve Hırvatları uzaklaştırarak Sırp devletini kurmaktı. Sırpların bu saldırıları bölgedeki diğer etnik gruplar için tam bir felakete dönüştü. Kuşatma altındaki şehirler ve mülteci kamplarında pek çoğu öldürüldü ve işkenceye uğradı. Savaşın ilk aylarında askeri olmayan doğudaki pek çok Boşnak şehri Sırpların saldırıları sonucu kolayca düştü. Ancak şehri çeviren tepelerinde yardımıyla Srebrenitsa saldırılara karşı kendisini başarıyla savundu. 1993’te Birleşmiş Milletler altı yerleşim birimini “güvenli bölge” ilan etti; Srebrenitsa da bunlardan birisiydi. Amaç sınırları korunabilir hale getirerek barış için görüşülebilir bir zemin oluşturmaktı. Mayıs 1995’te Sırplar Saraybosna’daki kuşatmayı şiddetlendirdi ve Nato Sırplara karşı hava saldırısı düzenlendi. Buna misilleme olarak Sırplar, altı güvenli bölgeyi bombalayarak 300Birleşmiş Milletler askerini rehin aldı. Sırpların şehre yaklaşması üzerine, Srebrenitsa’daki Boşnaklar, Hollandalı askerlerin kendilerini savunmasını istemiştir. Buna rağmen red cevabı aldıklarında, güvenli bölge olduğu için şehre girilirken ellerinden alınan silahların teslimi ve şehrin bizzat Boşnaklar tarafından savunulması yönündeki taleplerini ilettikleri halde, Boşnaklar silahsız ve yalnız bırakılmışlardır. Temmuz 1995’te general Mladic komutasındaki Sırp güçleri Srebrenitsa’daki Hollandalı Birleşmiş Milletler güçleriyle anlaşarak şehri hedef aldı. Yaklaşık 25,000 Boşnak Sırp tehdidi üzerine şehri terk ederek bir başka güvenli bölge olan Potocari’ye ulaştı. Sırplar Srebsenitsa’ya geldiğinde Hollandalı Birleşmiş Milletler gücü komutanı, Sırpları engellemek yerine onlara katliam konusunda yardımcı oldu. Rivayete göre Hollandalı birliklerin komutanı, Sırp general Mladic ile karşılıklı olarak kadeh bile kaldırmıştır. Hollandalı birlikler hiç müdahale bulunmamış, hatta soykırımın düzgün bir şekilde gerçekleştirilmesi için katliama yardımcı bile olmuşlardır. Kadın ve çocuklar ayrıldıktan sonra askerlik çağına gelmiş olan erkekler otobüslere bindirilip kampın yakınında kurşuna dizilerek öldürülmüştür. II. Dünya Savaşı’ndan sonraki bu en büyük soykırımda 10-15 bin Boşnak’ın katledildiği iddia edilmektedir. Kızılhaç yetkilileri bu olaylar sırasında 7.500-8000 kişinin kaybolduğunu bildirmiştir. Olayın en ilginç tarafı ise, bu olaydan utanması gereken Hollandalı birlikler, memleketlerine döndüklerinde Hollanda hükümeti tarafından “madalya” ile ödüllendirilmişlerdir. Srebrenitsa Katliamı’nın ardından o güne kadar olaylara kayıtsız kalan batı kamuoyunda Sırplara karşı baskılar arttı ve 1995 yılı sonlarında savaş son buldu.Başkent Saraybosna Coğrafi Konum Güneydoğu Avrupa’da yer alan Bosna Hersek, Balkan Yarım Adası’nın merkezinde bulunmaktadır. Batı, kuzey ve güneydoğudan Hırvatistan ile sınır komşusu olan Bosna Hersek, doğudan Sırbistan ve güneydoğudan Karadağ ile sınıra sahiptir. Güneyde, Adriaric Denizi boyunca uzanan sahil şeridiyle dikkatleri çeker. Coğrafik Koordinatlar 43 52 K, 18 25 D İklim Ülke, hem Akdeniz hem de kıtasal iklimin etkisi altında olan bir coğrafyada bulunur. Dört mevsimin de yaşandığı bu küçük coğrafya, her türlü turisti cezbedecek bir iklim yapısına sahiptir. Güneyde Akdeniz iklimi, kuzeyde kıtasal iklim hakimdir. Yazın sıcaklıklar 30 dereceyi aşarken, kayak ve snowboard yapmaya imkan tanıyan kış mevsimi serin bir havada geçer. Bahar ayında ülkenin dört bir yanı rengarenk ve cıvıl cıvıldır.

Bosna-Hersek Balkanlar’da 51.197 km2‘lik yüzölçümü ve yaklaşık 4.500.000 nüfusa sahip ülkedir. Ülke bir bütünü oluşturan üç etnik gruba ev sahipliği yapmaktadır: Boşnaklar, Sırplar ve Hırvatlar. İngilizcede ve daha birçok dilde etnik kimlik göz önünde tutulmadan tüm Bosna-Hersek halkına Bosnalı denir. Ancak Türkçede tarihten gelen yakınlıktan dolayı Bosnalı denildiğinde Boşnaklar yani Bosnalı Müslümanlar kastedilir. Ayrıca ülkede Bosnalı veya Hersekli olmak da ayrı etnik kimliği vurgulamak için kullanılır. Ülke yönetim açısından iki entiteye yani devletçiğe bölünmüş durumdadır. Bunlar, Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti’dir. Kuzey, batı ve güneyden Hırvatistan; doğudan Sırbistan; yine güneyden Karadağ ile çevrili olup Adriyatik Denizi’ne Neum şehrinin bulunduğu yerde yalnızca 20 km’lik (limanı olmayan) bir kıyısı bulunmaktadır. Ülkenin coğrafyası merkez ve güneyde dağlık, kuzeybatıda tepelik, kuzeydoğuda düzlük bir karakter sergiler. Devletin başkenti ve en büyük şehri Saraybosna, birçok yüksek dağla çevrelenmiştir. Bu coğrafi özelliğinden dolayı şehir kış turizmine elverişlidir ve 1984 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmıştır.

725 Toplam Ziyaret 1 Bugün Ziyaret
Translate »